
Hürmüz krizi küresel petrol arzının yüzde 14'ünü kesti
McKinsey raporu, Hürmüz Boğazı krizinin modern tarihin en büyük enerji arz kesintisi olduğunu ortaya koydu. Suudi Arabistan'ın petrol arzı 30 yılın dibine indi.
ABD/İsrail-İran Savaşı'nın tetiklediği Hürmüz Boğazı krizinde küresel petrol ve doğal gaz arzının yüzde 14'ü sekteye uğradı. McKinsey Küresel Enstitüsü'nün "Artçı Etkiler: Hürmüz Boğazı Krizinin Ötesinde Enerji Güvenliği" başlıklı raporuna göre bu oran, 1970'lerdeki petrol şoklarının etkisinin iki katı, Rusya-Ukrayna savaşının 2022'deki en yüksek etkisinin ise altı katına karşılık geliyor.
Suudi ve Rus üretimi tarihi diplere geriledi
Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) verilerine göre Suudi Arabistan'ın günlük ham petrol arzı ağustosta bir önceki aya kıyasla 2 milyon 270 bin varil azalarak yaklaşık 5 milyon 970 bin varile indi; bu düzey 30 yılı aşkın sürenin en düşük seviyesi oldu. Savaşın başladığı şubat ayında Suudi Arabistan'ın günlük ham petrol arzı 10 milyon varilin üzerindeydi. Hürmüz Boğazı'ndaki akışın kısıtlanmasının ardından Riyad, petrolünü Doğu-Batı Ham Petrol Boru Hattı üzerinden Kızıldeniz kıyısındaki Yenbu Limanı'na yönlendirdi. Ancak Kızıldeniz'deki Husi saldırıları bu alternatif güzergahı da zayıflattı; Yenbu'dan yapılan ihracat ağustosta günlük 2 milyon 500 bin varile geriledi. Eylül başında ise Doğu-Batı boru hattının saldırılar nedeniyle geçici olarak devre dışı kalmasıyla ülkenin ihracat kapasitesi daha da baskı altına girdi.
Rusya cephesinde de tablo ağır. IEA verilerine göre Rusya'nın ham petrol üretimi ağustosta günlük 200 bin varil azalarak 8 milyon 360 bin varile geriledi ve 2003'ten bu yana en düşük seviyeyi gördü. Ukrayna'nın petrol rafinerileri dahil enerji altyapısına yönelik saldırıları bu düşüşün temel nedeni olarak öne çıkıyor. Rusya'nın günlük ham petrol ihracatı da aynı dönemde yaklaşık 330 bin varil azalarak 5 milyon 180 bin varil seviyesinde kaldı.
Kriz nasıl yönetildi?
McKinsey raporuna göre kriz döneminde Hürmüz Boğazı'ndan geçen günlük petrol akışı yaklaşık 21 milyon varilden yalnızca 3,3 milyon varile indi. Oluşan günlük yaklaşık 15,5 milyon varillik arz-talep açığının yüzde 35'i alternatif boru hatları ve Hürmüz dışındaki üretim artışıyla karşılandı. Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri'nin boru hatlarından günlük yaklaşık 4,7 milyon varillik ilave petrol piyasaya sunulurken, Brezilya, Kazakistan, ABD ve Venezuela'nın ilave üretimi günlük yaklaşık 500 bin varillik katkı sağladı. Açığın yüzde 20'si küresel stoklardan karşılandı; ağustos sonu itibarıyla stoklardan yaklaşık 500 milyon varil kullanıldı. Kalan yüzde 45'lik bölüm ise günlük 6,8 milyon varillik tüketim düşüşüyle dengelendi.
2030'a kadar kapasite artırılabilir
Rapor, halihazırda tartışılan önlemlerin 2030'a kadar hayata geçirilmesi halinde olası yeni bir Hürmüz şokunda kriz öncesi petrol akışlarının yüzde 35 ila 70'inin telafi edilebileceğini öngörüyor. Bu oran günlük yaklaşık 7 milyon ila 15,5 milyon varillik akışa karşılık geliyor. Gündemdeki projeler arasında Irak-Türkiye arasında tartışılan boru hattı seçeneği, Suudi Arabistan'ın Doğu-Batı hattının kapasitesinin artırılması ve BAE'deki iç petrol sahalarını Fucayra Limanı'na bağlayacak üçüncü bir hat yer alıyor. McKinsey, enerji güvenliğinin bağımlılıkları tamamen ortadan kaldırmaktan ziyade etkin biçimde yönetmeye dayandığını vurgulayarak alternatif arz kaynakları, stratejik stoklar, elektrifikasyon ve talep yönetimi gibi araçların birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.