
Hürmüz krizi Körfez'in enerji ihracatını sarstı
Şubat'ta kapanan Hürmüz Boğazı, Körfez ülkelerini farklı biçimlerde vurdu: Kuveyt ihracatını yüzde 36 kaybederken Katar'ın LNG hedefinde 30 milyon tonluk açık oluştu.
ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik saldırılarının ardından Tahran'ın tek taraflı olarak kapattığını ilan ettiği Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik krizi, küresel petrol ve doğal gaz ticaretini derinden sarstı. Dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği bu kritik su yolundaki tıkanıklık, Körfez ülkelerini alternatif ihracat rotası arayışına iterken her ülkenin durumu mevcut altyapısına göre farklılık gösterdi.
Kuveyt üretimini yüzde 78 kısmak zorunda kaldı
Krizden en ağır darbeyi alan ülkelerin başında Kuveyt geliyor. Boğazı by-pass edebilecek herhangi bir boru hattı altyapısına sahip olmayan ülkede, kriz öncesinde günlük 2,6 milyon varil olan petrol üretimi Mayıs ayında 573 bin varile kadar geriledi. Depolama kapasitesi dolan Kuveyt, ihracat yapamaz hale gelince üretimi mecburen kısmak durumunda kaldı. Temmuz ayından itibaren koşulların kısmen iyileşmesiyle üretim 1,7 milyon varile çıktı; Eylül itibarıyla günlük ham petrol ihracatı 1 milyon varil seviyesine ulaştı. Ancak bu rakam, kriz öncesi normale kıyasla hâlâ yüzde 36 geride seyrediyor. Uzun vadeli çözüm olarak Suudi Arabistan üzerinden yeni bir transit boru hattı inşası tartışılsa da bu projelerin hayata geçmesi yıllar alacağından Kuveyt'in ekonomisi kısa vadede boğazdaki durumun normale dönmesine bağımlı kalmaya devam ediyor.
Katar'ın LNG ihracat hedefinde 30 milyon tonluk açık
Dünyanın en büyük Sıvılaştırılmış Doğal Gaz (LNG) ihracatçılarından Katar da krizin ağır faturasını ödedi. Doğal gazın LNG hâlinde boru hatlarıyla taşınamaması, ülkeyi altyapısal olarak doğrudan Hürmüz'ün güvenliğine bağımlı kılıyor. Katar'a ait bir ticari geminin saldırıya uğramasının ardından ülke, güvenlik gerekçesiyle Hürmüz üzerinden transitleri uzun süre durdurdu; dünyanın en büyük LNG ihracat merkezi Ras Laffan'daki üretim çok sınırlı seviyelere indirildi. Sektörel analizlere göre bu durum, Katar'ın 2026 yılı LNG ihracat hedefinde yaklaşık 30 milyon tonluk bir açık yarattı. Katar Enerji Bakanı ve QatarEnergy CEO'su Saad Al-Kaabi, Hürmüz'ü by-pass edecek herhangi bir boru hattı inşa etmeyi planlamadıklarını daha önce açıklamıştı. Bu nedenle Katar'ın stratejisi, boğazın uluslararası trafiğe güvenli biçimde yeniden açılmasına odaklanmış durumda; ülke bu amaçla ABD-İran geriliminde Pakistan ile birlikte arabuluculuk üstlendi.
Suudi Arabistan ve BAE alternatif hatlara sahip; Umman avantajlı konumda
ABD Enerji Enformasyon İdaresi'nin (EIA) Dünya Petrol Transit Darboğazları raporuna göre, Hürmüz Boğazı'nı by-pass edebilecek aktif boru hattı altyapısına sahip iki Körfez ülkesi Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) oldu. Bahreyn ise Kuveyt ve Katar gibi alternatif boru hattından yoksun olduğundan boğazdaki genel durma noktasından doğrudan etkilendi. Coğrafi konumu itibarıyla kriz ortamını avantaja dönüştüren tek ülke ise Umman oldu.
Kuzey Sahası Genişletme yatırımları da krizden nasibini aldı; boğazın kapanmasının ardından bu projelerin normal üretime dönüşünün zaman alacağı öngörülüyor. Körfez ülkeleri, uzun vadeli çözüm olarak bölgesel ortaklarla yeni boru hattı güzergâhları ve altyapı projeleri üzerinde çalışmalarını sürdürüyor.